event: botmodel data: GPT 4.1 nano data: data: ++ data: start data: ++ data: Bu data: Twitter data: diz data: isi data: , data: yeni data: im data: ar data: düzen data: le data: mes data: inin data: nasıl data: çalış data: t data: ığını data: anlat data: ıyor data: . data: Bu data: sistem data: , data: sadece data: yeni data: plan data: lar data: yap data: ıld data: ığında data: ve data: ara data: zi data: ilk data: kez data: im data: ara data: aç data: ıld data: ığında data: dev data: le data: tten data: pay data: alın data: masını data: sağlar data: . data: Ama data: sizin data: ara data: zi data: değ data: eri data: , data: piy data: asa data: ve data: böl data: ges data: el data: geliş data: im data: kaz data: anç data: lar data: ınız data: siz data: de data: kal data: ır data: . data: Bu data: uygul data: ama data: , data: düny data: ad data: aki data: ör data: nek data: lerde data: olduğu data: gibi data: , data: kam data: ula data: ştır data: ma data: ve data: alty data: ap data: ı data: finans data: manı data: için data: ad data: il data: bir data: yöntem data: dir data: . data: ++ data: end data: ++ event: trylimit data: -1 An internal server error occurred.
“Ben tarla aldım, imara yakın bölgede bekledim. İmar gelince benden de %90 mı gidiyor?”
Hayır. Bu iş öyle değil.
Buradaki en büyük yanlış anlama şu:
Bu uygulama herkesin tarlasına, herkese gelen imara otomatik uygulanmıyor.
Bu düzenleme yalnızca şuna uygulanır:
📌 Yeni bir imar planı hazırlanırken, planın kendisinin yarattığı “ekstra değere” yönelik.
Yani devlet şunu diyor:
“Ben bu bölgeye yol, okul, park, altyapı getiriyorum. Bu planla birlikte arazi bir gecede 10 katına çıkıyor. Senin hiç bir şey yapmadan oluşan plan kaynaklı artışın bir kısmı kamuya döner.”
Burada kritik çizgi şudur:👇
1️⃣ Bu uygulama her imara giren araziye otomatik uygulanmaz.
Sadece plan yapılırken ve imar hakları ilk kez belirlenirken gündeme gelir.
Yani bölgede plan süreci başlamadan önce aldığın tarla → imara girdiğinde tüm değer senindir.
10 yıl beklemişsin, sabretmişsin, yatırım yapmışsın…
Bunun karşılığı sende kalır.
2️⃣ Senin yıllarca beklediğin değer + piyasa artışı + bölgesel gelişme → hepsi sana ait.
Düzenlemenin hedefi: Bir gecede “kâğıt üzerinde” oluşan 10 katlık imar farkının tamamının özel kişiye gitmemesi.
Ama sen zaten zaman, para, emek, risk koymuşsun.
Beklemişsin.
Bölge gelişmiş.
Fiyat yükselmiş.
Bu senin değerindir, kimse dokunamaz.
3️⃣ Bu bir “katılım payı” gibi düşün; mülkiyetine, ana değerine dokunmaz.
Devlet gelip:
“Arsanı alıyorum”
“Tapunu ver”
“Kazancın gitti” demez. Uygulanan şey tamamen ayrı bir mekanizmadır:
➡️ Plan kaynaklı değer artışı payı
(Piyasa kaynaklı değil, yatırımcının sabrı ve risk alması kaynaklı değil.)
4️⃣ En somut örnekle noktayı koyalım:
🔹 Senin tarlan bugün 2 milyon TL.
🔹 Bölge zaten gelişmiş, altyapı gelmiş, nüfus artmış.
🔹 Fiyat kendiliğinden 4 milyona çıkmış. Bu artışın tamamı senindir.
Sonra imar gelir → 4 milyonluk yer 10 milyona çıkar.
İşte burada devlet diyor ki:
“Bu 6 milyonluk imar farkının bir kısmı kamusal hizmet için paylaşılsın.”
Ama sen zaten 2’den 4’e gelen asıl yatırım kazancını aldın. Bu değer senin hakkın ve düzenlemeye dahil değil.
5️⃣ Peki insanlar neden “ben niye bekledim o zaman?” diye düşünüyor?
Çünkü düzenlemenin kapsamını yanlış okuyorlar.
Çoğu kişi zannediyor ki:
“Ben aldım, imara girdi, devlet %90’ını aldı.”
Böyle bir madde yok.
Böyle bir uygulama yok.
Senin beklediğin bütün süreç:
•Piyasa artışı
•Bölgesel değerlenme
•Talep artışı
•Kendi öngörün
•Yıllarca tuttuğun risk. Hepsi tamamen sende kalıyor.
🔹 Sen tarla aldın, bekledin → senin kazancın korunur.
🔹 Devletin talep ettiği şey: planın kendi yarattığı bir gecelik ekstra değer.
🔹 Mülkiyet hakkın, ana kazancın, yatırım getirilerin → güvende.
🔹 Bu herkese otomatik uygulanmaz.
“Bu aslında geç kalınmış bir yönetmelik” çünkü…
Türkiye’de yıllardır imar değişiklikleri bir bölgede bir gecede milyonlarca liralık değer patlaması yaratıyor, fakat bu patlamanın tamamı hiçbir altyapı, yatırım, kamusal hizmet üretmeyen kişilere gidiyordu.
Devlet;
— yol yapıyor,
— kanalizasyon, su, elektrik altyapısı kuruyor,
— okul, park, ulaşım planı çıkartıyor,
— bölgenin nüfus yükünü taşıyor,
Ama bu değerin tamamı özel kişiye geçiyordu.
Bu durum dünyada sürdürülebilir görülmediği için gelişmiş ülkeler çoktan müdahale etti.
Peki hangi ülkeler bunu yıllardır uyguluyor?
Bu uygulamanın adı dünya literatüründe:
“Land Value Capture – Arsa Değer Artışı Payı.”
Ve şu ülkelerde onlarca yıldır açık şekilde var:
🇨🇦 Kanada
Toronto ve Vancouver’da imar planı değişikliğinden doğan değer artışının %40–75’i kamuya döner.
🇬🇧 İngiltere
“Betterment Levy” ve “Section 106” ile imar değer artışının ciddi kısmı belediye tarafından alınır.
🇩🇪 Almanya
İmar değer artışı kamuya aktarılır; bölgede planla artan değerin bir bölümü zorunlu olarak geri döner.
🇺🇸 ABD
Özellikle büyük şehirlerde (New York, Chicago, Seattle) planlama sonrası oluşan artışın payı kamuya gider.
🇦🇺 Avustralya
“Value Uplift Contribution” adıyla imarın yarattığı değer artışı bölge hizmetlerinin finansmanında kullanılır.
🇯🇵 Japonya
Tokyo’da imar değişikliğinden doğan değer artışının ciddi bölümü yıllardır kamuya aktarılır.
Peki tüm bu ülkeler bunu neden yapıyor?
Çünkü bu üç temel faydayı sağlıyor:
1️⃣ Hak eden yatırımcı korunuyor, rant vurguncusu değil.
Yıllarca bekleyip sabreden, bölgeyi araştıran, risk alan yatırımcı zaten asıl kazancı alıyor.
Devletin aldığı pay, bir gecede oluşan “kâğıt üstü” uçurum farktan.
2️⃣ Bölgenin altyapısı, yolları, parkları, kamu hizmetleri bu fonla yapılıyor.
Yani aslında bölgede değer artışı
yatırımcının kendi cebine pozitif dönen bir kamu yatırımı döngüsü oluşturuyor.
Bu düzenleme;
fiyat şişkinliğini,
fırsatçılığı,
balonu, kısa vadeli manipülasyonu kesiyor.
Böylece gerçek yatırımcı nefes alıyor; piyasa daha sağlıklı ilerliyor.
📌 Bu yönetmelik, “arazi yatırımı yapmayı bilen” yatırımcı için avantaja dönüşür.
Çünkü sistem artık bilgisi, analizi, öngörüsü olanı ödüllendiriyor;
“kör atış yapanı” değil.
Artık mesele,
“Neresi imara girer?” değil,
“Neresi doğru analizle doğru zamanda alınır?” meselesi.
Bu düzenleme, toprağı bilen, okuyan, takip eden yatırımcıyı güçlendirir.
Çünkü belirsizliği azaltır, planlamayı öne çıkarır, risk yönetimini merkezine oturtur.
Toprak yatırımı bitmedi.
Sadece artık bilgi, analiz ve doğru planlama dönemi başladı.
Bu da gerçek yatırımcı için hiç olmadığı kadar büyük bir fırsat.
Umarım faydalı olmuştur. Sevgiler✋🇹🇷
“Ben tarla aldım, imara yakın bölgede bekledim. İmar gelince benden de %90 mı gidiyor?”
Hayır. Bu iş öyle değil.
Buradaki en büyük yanlış anlama şu:
Bu uygulama herkesin tarlasına, herkese gelen imara otomatik uygulanmıyor.
Bu düzenleme yalnızca şuna uygulanır:
📌 Yeni bir imar planı hazırlanırken, planın kendisinin yarattığı “ekstra değere” yönelik.
Yani devlet şunu diyor:
“Ben bu bölgeye yol, okul, park, altyapı getiriyorum. Bu planla birlikte arazi bir gecede 10 katına çıkıyor. Senin hiç bir şey yapmadan oluşan plan kaynaklı artışın bir kısmı kamuya döner.”
Burada kritik çizgi şudur:👇1️⃣ Bu uygulama her imara giren araziye otomatik uygulanmaz.
Sadece plan yapılırken ve imar hakları ilk kez belirlenirken gündeme gelir.
Yani bölgede plan süreci başlamadan önce aldığın tarla → imara girdiğinde tüm değer senindir.
10 yıl beklemişsin, sabretmişsin, yatırım yapmışsın…
Bunun karşılığı sende kalır.2️⃣ Senin yıllarca beklediğin değer + piyasa artışı + bölgesel gelişme → hepsi sana ait.
Düzenlemenin hedefi: Bir gecede “kâğıt üzerinde” oluşan 10 katlık imar farkının tamamının özel kişiye gitmemesi.
Ama sen zaten zaman, para, emek, risk koymuşsun.
Beklemişsin.
Bölge gelişmiş.
Fiyat yükselmiş.
Bu senin değerindir, kimse dokunamaz.3️⃣ Bu bir “katılım payı” gibi düşün; mülkiyetine, ana değerine dokunmaz.
Devlet gelip:
“Arsanı alıyorum”
“Tapunu ver”
“Kazancın gitti” demez. Uygulanan şey tamamen ayrı bir mekanizmadır:
➡️ Plan kaynaklı değer artışı payı
(Piyasa kaynaklı değil, yatırımcının sabrı ve risk alması kaynaklı değil.)4️⃣ En somut örnekle noktayı koyalım:
🔹 Senin tarlan bugün 2 milyon TL.
🔹 Bölge zaten gelişmiş, altyapı gelmiş, nüfus artmış.
🔹 Fiyat kendiliğinden 4 milyona çıkmış. Bu artışın tamamı senindir.
Sonra imar gelir → 4 milyonluk yer 10 milyona çıkar.
İşte burada devlet diyor ki:
“Bu 6 milyonluk imar farkının bir kısmı kamusal hizmet için paylaşılsın.”
Ama sen zaten 2’den 4’e gelen asıl yatırım kazancını aldın. Bu değer senin hakkın ve düzenlemeye dahil değil.5️⃣ Peki insanlar neden “ben niye bekledim o zaman?” diye düşünüyor?
Çünkü düzenlemenin kapsamını yanlış okuyorlar.
Çoğu kişi zannediyor ki:
“Ben aldım, imara girdi, devlet %90’ını aldı.”
Böyle bir madde yok.
Böyle bir uygulama yok.
Senin beklediğin bütün süreç:
•Piyasa artışı
•Bölgesel değerlenme
•Talep artışı
•Kendi öngörün
•Yıllarca tuttuğun risk. Hepsi tamamen sende kalıyor.🔹 Sen tarla aldın, bekledin → senin kazancın korunur.
🔹 Devletin talep ettiği şey: planın kendi yarattığı bir gecelik ekstra değer.
🔹 Mülkiyet hakkın, ana kazancın, yatırım getirilerin → güvende.
🔹 Bu herkese otomatik uygulanmaz.“Bu aslında geç kalınmış bir yönetmelik” çünkü…
Türkiye’de yıllardır imar değişiklikleri bir bölgede bir gecede milyonlarca liralık değer patlaması yaratıyor, fakat bu patlamanın tamamı hiçbir altyapı, yatırım, kamusal hizmet üretmeyen kişilere gidiyordu.
Devlet;
— yol yapıyor,
— kanalizasyon, su, elektrik altyapısı kuruyor,
— okul, park, ulaşım planı çıkartıyor,
— bölgenin nüfus yükünü taşıyor,
Ama bu değerin tamamı özel kişiye geçiyordu.
Bu durum dünyada sürdürülebilir görülmediği için gelişmiş ülkeler çoktan müdahale etti.Peki hangi ülkeler bunu yıllardır uyguluyor?
Bu uygulamanın adı dünya literatüründe:
“Land Value Capture – Arsa Değer Artışı Payı.”
Ve şu ülkelerde onlarca yıldır açık şekilde var:
🇨🇦 Kanada
Toronto ve Vancouver’da imar planı değişikliğinden doğan değer artışının %40–75’i kamuya döner.
🇬🇧 İngiltere
“Betterment Levy” ve “Section 106” ile imar değer artışının ciddi kısmı belediye tarafından alınır.
🇩🇪 Almanya
İmar değer artışı kamuya aktarılır; bölgede planla artan değerin bir bölümü zorunlu olarak geri döner.
🇺🇸 ABD
Özellikle büyük şehirlerde (New York, Chicago, Seattle) planlama sonrası oluşan artışın payı kamuya gider.
🇦🇺 Avustralya
“Value Uplift Contribution” adıyla imarın yarattığı değer artışı bölge hizmetlerinin finansmanında kullanılır.
🇯🇵 Japonya
Tokyo’da imar değişikliğinden doğan değer artışının ciddi bölümü yıllardır kamuya aktarılır.Peki tüm bu ülkeler bunu neden yapıyor?
Çünkü bu üç temel faydayı sağlıyor:
1️⃣ Hak eden yatırımcı korunuyor, rant vurguncusu değil.
Yıllarca bekleyip sabreden, bölgeyi araştıran, risk alan yatırımcı zaten asıl kazancı alıyor.
Devletin aldığı pay, bir gecede oluşan “kâğıt üstü” uçurum farktan.
2️⃣ Bölgenin altyapısı, yolları, parkları, kamu hizmetleri bu fonla yapılıyor.
Yani aslında bölgede değer artışı
yatırımcının kendi cebine pozitif dönen bir kamu yatırımı döngüsü oluşturuyor.
3️⃣ Plansız şehirleşme, çarpık imar, spekülatif fiyat patlamaları engelleniyor.
Bu düzenleme;
fiyat şişkinliğini,
fırsatçılığı,
balonu, kısa vadeli manipülasyonu kesiyor.
Böylece gerçek yatırımcı nefes alıyor; piyasa daha sağlıklı ilerliyor.📌 Bu yönetmelik, “arazi yatırımı yapmayı bilen” yatırımcı için avantaja dönüşür.
Çünkü sistem artık bilgisi, analizi, öngörüsü olanı ödüllendiriyor;
“kör atış yapanı” değil.
Artık mesele,
“Neresi imara girer?” değil,
“Neresi doğru analizle doğru zamanda alınır?” meselesi.
Bu düzenleme, toprağı bilen, okuyan, takip eden yatırımcıyı güçlendirir.
Çünkü belirsizliği azaltır, planlamayı öne çıkarır, risk yönetimini merkezine oturtur.
Toprak yatırımı bitmedi.
Sadece artık bilgi, analiz ve doğru planlama dönemi başladı.
Bu da gerçek yatırımcı için hiç olmadığı kadar büyük bir fırsat.
Umarım faydalı olmuştur. Sevgiler✋🇹🇷
yes
“Ben tarla aldım, imara yakın bölgede bekledim. İmar gelince benden de %90 mı gidiyor?”
Hayır. Bu iş öyle değil.
Buradaki en büyük yanlış anlama şu:
Bu uygulama herkesin tarlasına, herkese gelen imara otomatik uygulanmıyor.
Bu düzenleme yalnızca şuna uygulanır:
Yeni bir imar planı hazırlanırken, planın kendisinin yarattığı “ekstra değere” yönelik.
Yani devlet şunu diyor:
“Ben bu bölgeye yol, okul, park, altyapı getiriyorum. Bu planla birlikte arazi bir gecede 10 katına çıkıyor. Senin hiç bir şey yapmadan oluşan plan kaynaklı artışın bir kısmı kamuya döner.”
Burada kritik çizgi şudur: ... 1️⃣ Bu uygulama her imara giren araziye otomatik uygulanmaz.
Sadece plan yapılırken ve imar hakları ilk kez belirlenirken gündeme gelir.
Yani bölgede plan süreci başlamadan önce aldığın tarla → imara girdiğinde tüm değer senindir.
10 yıl beklemişsin, sabretmişsin, yatırım yapmışsın…
Bunun karşılığı sende kalır. ... 2️⃣ Senin yıllarca beklediğin değer + piyasa artışı + bölgesel gelişme → hepsi sana ait.
Düzenlemenin hedefi: Bir gecede “kâğıt üzerinde” oluşan 10 katlık imar farkının tamamının özel kişiye gitmemesi.
Ama sen zaten zaman, para, emek, risk koymuşsun.
Beklemişsin.
Bölge gelişmiş.
Fiyat yükselmiş.
Bu senin değerindir, kimse dokunamaz. ... 3️⃣ Bu bir “katılım payı” gibi düşün; mülkiyetine, ana değerine dokunmaz.
Devlet gelip:
“Arsanı alıyorum”
“Tapunu ver”
“Kazancın gitti” demez. Uygulanan şey tamamen ayrı bir mekanizmadır:
️ Plan kaynaklı değer artışı payı
(Piyasa kaynaklı değil, yatırımcının sabrı ve risk alması kaynaklı değil.) ... 4️⃣ En somut örnekle noktayı koyalım:
Senin tarlan bugün 2 milyon TL.
Bölge zaten gelişmiş, altyapı gelmiş, nüfus artmış.
Fiyat kendiliğinden 4 milyona çıkmış. Bu artışın tamamı senindir.
Sonra imar gelir → 4 milyonluk yer 10 milyona çıkar.
İşte burada devlet diyor ki:
“Bu 6 milyonluk imar farkının bir kısmı kamusal hizmet için paylaşılsın.”
Ama sen zaten 2’den 4’e gelen asıl yatırım kazancını aldın. Bu değer senin hakkın ve düzenlemeye dahil değil. ... 5️⃣ Peki insanlar neden “ben niye bekledim o zaman?” diye düşünüyor?
Çünkü düzenlemenin kapsamını yanlış okuyorlar.
Çoğu kişi zannediyor ki:
“Ben aldım, imara girdi, devlet %90’ını aldı.”
Böyle bir madde yok.
Böyle bir uygulama yok.
Senin beklediğin bütün süreç:
•Piyasa artışı
•Bölgesel değerlenme
•Talep artışı
•Kendi öngörün
•Yıllarca tuttuğun risk. Hepsi tamamen sende kalıyor. ... Sen tarla aldın, bekledin → senin kazancın korunur.
Devletin talep ettiği şey: planın kendi yarattığı bir gecelik ekstra değer.
Mülkiyet hakkın, ana kazancın, yatırım getirilerin → güvende.
Bu herkese otomatik uygulanmaz. ... “Bu aslında geç kalınmış bir yönetmelik” çünkü…
Türkiye’de yıllardır imar değişiklikleri bir bölgede bir gecede milyonlarca liralık değer patlaması yaratıyor, fakat bu patlamanın tamamı hiçbir altyapı, yatırım, kamusal hizmet üretmeyen kişilere gidiyordu.
Devlet;
— yol yapıyor,
— kanalizasyon, su, elektrik altyapısı kuruyor,
— okul, park, ulaşım planı çıkartıyor,
— bölgenin nüfus yükünü taşıyor,
Ama bu değerin tamamı özel kişiye geçiyordu.
Bu durum dünyada sürdürülebilir görülmediği için gelişmiş ülkeler çoktan müdahale etti. ... Peki hangi ülkeler bunu yıllardır uyguluyor?
Bu uygulamanın adı dünya literatüründe:
“Land Value Capture – Arsa Değer Artışı Payı.”
Ve şu ülkelerde onlarca yıldır açık şekilde var:
🇨🇦 Kanada
Toronto ve Vancouver’da imar planı değişikliğinden doğan değer artışının %40–75’i kamuya döner.
🇬🇧 İngiltere
“Betterment Levy” ve “Section 106” ile imar değer artışının ciddi kısmı belediye tarafından alınır.
🇩🇪 Almanya
İmar değer artışı kamuya aktarılır; bölgede planla artan değerin bir bölümü zorunlu olarak geri döner.
🇺🇸 ABD
Özellikle büyük şehirlerde (New York, Chicago, Seattle) planlama sonrası oluşan artışın payı kamuya gider.
🇦🇺 Avustralya
“Value Uplift Contribution” adıyla imarın yarattığı değer artışı bölge hizmetlerinin finansmanında kullanılır.
🇯🇵 Japonya
Tokyo’da imar değişikliğinden doğan değer artışının ciddi bölümü yıllardır kamuya aktarılır. ... Peki tüm bu ülkeler bunu neden yapıyor?
Çünkü bu üç temel faydayı sağlıyor:
1️⃣ Hak eden yatırımcı korunuyor, rant vurguncusu değil.
Yıllarca bekleyip sabreden, bölgeyi araştıran, risk alan yatırımcı zaten asıl kazancı alıyor.
Devletin aldığı pay, bir gecede oluşan “kâğıt üstü” uçurum farktan.
2️⃣ Bölgenin altyapısı, yolları, parkları, kamu hizmetleri bu fonla yapılıyor.
Yani aslında bölgede değer artışı
yatırımcının kendi cebine pozitif dönen bir kamu yatırımı döngüsü oluşturuyor.
3️⃣ Plansız şehirleşme, çarpık imar, spekülatif fiyat patlamaları engelleniyor.
Bu düzenleme;
fiyat şişkinliğini,
fırsatçılığı,
balonu, kısa vadeli manipülasyonu kesiyor.
Böylece gerçek yatırımcı nefes alıyor; piyasa daha sağlıklı ilerliyor. ... Bu yönetmelik, “arazi yatırımı yapmayı bilen” yatırımcı için avantaja dönüşür.
Çünkü sistem artık bilgisi, analizi, öngörüsü olanı ödüllendiriyor;
“kör atış yapanı” değil.
Artık mesele,
“Neresi imara girer?” değil,
“Neresi doğru analizle doğru zamanda alınır?” meselesi.
Bu düzenleme, toprağı bilen, okuyan, takip eden yatırımcıyı güçlendirir.
Çünkü belirsizliği azaltır, planlamayı öne çıkarır, risk yönetimini merkezine oturtur.
Toprak yatırımı bitmedi.
Sadece artık bilgi, analiz ve doğru planlama dönemi başladı.
Bu da gerçek yatırımcı için hiç olmadığı kadar büyük bir fırsat.
Umarım faydalı olmuştur. Sevgiler🇹🇷
Missing some Tweet in this thread? You can try to
Update
Unroll Another Thread
Convert any Twitter threads to an easy-to-read article instantly
Have you tried our Twitter bot?
You can now unroll any thread without leaving Twitter/X. Here's how to use our Twitter bot to do it.